Cornelius Lee Miller

Cornelius Lee Miller

Doğum Tarihi: 06.06.2000
Doğum Yeri: Los Santos / Amerika
Burcu: İkizler

Aile üyeleri

Baba ismi : Gregor Miller
Anne ismi : Abigail Miller
Abisi: Alec Miller
Abisinin Doğum Tarihi: 02.02.1995

BÖLÜM 1 ''Sessiz Baharın Kırılgan Hediyesi"

06 Haziran 2000

"Güzel bir yaz günüydü. Abigail, her sabah yaptığı gibi bahçesindeki çiçekleri sulayıp şarkı söylüyordu. En yakın dostu olan Chip, Abigail’in yanında oturup onu olası tehditlere karşı koruyordu. Bir aksilik olacağını hisseden Chip, bir anda deliler gibi havlamaya ve etrafta koşmaya başladı. Abigail, neler olduğunu anlamaya çalışırken bir anda sarsıcı bir sancı ile yere çöktü. Cornelius’un sabırsız biri olacağı şimdiden anlaşılmıştı. Abigail yerde kıvranırken Chip deliler gibi havlıyor ve etraftaki insanlardan yardım dilenircesine çabalıyordu. Doğumu başlamıştı. Abigail çok korkuyordu, çünkü Cornelius’un doğmasına daha 1 ay vardı. Oğlunu kucağına alamadan kaybetme korkusu bütün benliğini ve vücudunu sarmıştı. Komşular, Chip sayesinde Abigail’i alıp hastaneye götürdüler. Gregor’un ve Alec’in hiçbir şeyden haberi yoktu. Alec, okulunda her şeyden habersiz arkadaşlarıyla oyun oynuyor, Gregor ise iş yerinde arkadaşlarıyla kahve içip gülüşüyordu. Abigail, Cornelius’u dünyaya getirdikten sonra hayata gözlerini yumdu.

Doktorlar, Gregor’u arayıp haber verdiklerinde Gregor apar topar Alec’i alıp hastaneye gitti. Bir yanda eşini kaybetmenin üzüntüsü, bir yandan oğlunu kucağına almanın sevinci ile ne yapacağını düşünüyordu. İçindeki acı ile beraber Cornelius’u merak eden Gregor, resmen ortalıkta oradan oraya delirmişcesine koşmaktaydı. Cornelius 8 aylık doğduğu için yaşamama riski vardı. Doktorlar bu yüzden doğum sonrasında bebeği hemen küvese koymuş ve yaşaması için elinden gelen her şeyi yapıyorlardı. Bu süreç içerisinde Gregor, define işlemleri ile ilgilenip eşinin son yolculuğunda yanında olmak için çabalıyor ve tanıdıklarına haber veriyordu. Haberi duyan aile yakınları Gregor ve çocukların yanına koşup ellerinden geleni yaptılar. Sonunda bütün hazırlıklar tamamlandı ve Gregor, evlatlarına en iyi şekilde bakacağına dair eşine söz verip son yolculuğuna uğurladı. İki küçük çocuk ile tek başına evine giden Gregor yıkılmış fakat küçük oğlu Alec’e belli etmemek için dimdik duruyordu. Günler, aylar ve yıllar bu şekilde yavaşça akıp gidiyordu."

ABİGAİL MİLLER

ALEC MİLLER

CHIP

CORNELIUS LEE MILLER

GREGOR MILLER

BÖLÜM 2 ‘‘Gölgelerin İçinde Büyüyen Kardeşlik: Alec’in Dönüşümü’’

*5 Yıl Sonra *

21 Nisan 2005

"Geçen zor günlerin ardından Cornelius 5 yaşına, abisi Alec ise 10 yaşına gelmiştir. Cornelius, Alec’e göre daha uyumlu ve daha kolay ayak uydurabilen bir çocukluk geçiriyordu. Alec asi ve inatçı bir çocukken, Cornelius daha sakin ve gözlemleyici bir çocuktur. Gregor işteyken çocuklarla ilgilenmesi için bir bakıcı tutmuştur. İsmi Sarah olan bu Amerikalı kadın 60 yaşında, çok kültürlü ve bilgili bir eski doktordur. Sarah çocuklara güzel bakmasına rağmen, Alec hiçbir zaman Sarah’ı istemedi. Sarah’ın uzun yıllar boyunca çocukların büyümesi ve gelişiminde etkisi oldu. Sarah’ın hayatı boyunca hiç çocuğu olmadığı için çocuklara her zaman daha fazla sevgi ve ilgi ile yaklaştı. Alec sürekli okulda diğer çocuklarla kavga ediyor ve ceza alıyordu. Bu durum sadece okul ve arkadaş çevresiyle de kalmıyor, eve gelince küçük kardeşi Cornelius ile de kavga etmesini sağlıyordu. Cornelius, abisiyle vakit geçirip bir şeyler yapmak istediğinde Alec onu tersliyor, kavga edip bazen şiddetli fiziksel davranışlarda bulunabiliyordu. Alec’in bir şeylerden sinirini ve öfkesini çıkartmaya çalıştığı belliydi, fakat bu durum hiçbir şeyden haberi olmayan annesini bile hatırlamayan Cornelius’u çok etkiliyordu. Sarah, Alec’in iyiliği için her adım attığında bu ters tepiyor ve bu asiilik ve kavgalar daha da artıyordu. Gregor bu durumu farkedip Alec’le konuşmaya karar verdi. İş yerinden erken çıkıp Alec’i okuldan aldı ve güzel bir parka götürdü. Konuşması şu şekildeydi:

‘‘Canım oğlum, kızgınlığını ve öfkeni anlıyorum. İkimiz de çok zor zamanlar geçirdik. Ben elimden geldiğince size düzgün bir gelecek hazırlamaya çalışıyorum. Bunu yaparken sizinle çok ilgilenemiyor ve vakit geçiremiyorum, farkındayım. Sırf sizinle ilgilenemediğim için Sarah’ı size bakması ve ilgilenmesi için işe aldım. Bu durumdan rahatsız olduğunun da farkındayım, fakat sizin gelişiminizde büyük bir yararı olacağını düşünüyorum. Ayrıca kardeşin Cornelius’a biraz fazla sert davrandığını görüyorum. Bak oğlum, her ne kadar sizi bırakmak istemesem de elbet bir gün ben de bu dünyadan göçüp gideceğim ve sizin kardeşinizle birlikte ikinizden başka kimseniz kalmayacak. Birbirinize kenetlenip güçlü bir duvar gibi durmayı öğrenmeniz gerekiyor. Hem sen onun abisisin ve ona bütün her şeyi öğretip büyütecek olan sensin. Benim yokluğumda örnek alacağı tek insan sensin. Cornelius’a biraz daha nazik ve sevgiyle yaklaşmanı istiyorum senden. İçinde bir yerlerde hala kalan o öfke duygusunu içinden at oğlum, annenin ölmesinde kardeşinin bir suçu yok. O annesini bile hiç göremedi. Kardeşine sahip çıkıp koruman gerekiyor. Siz birlikte daha güçlüsünüz, bunu unutma.’’

Alec bu konuşmadan sonra biraz durulmuş ve kardeşi Cornelius ile artık kavga etmemeye hatta beraber vakit geçirmeye başlamıştır. Cornelius, abisinin davranışlarındaki değişimi fark etmiş ve bu durumdan mutlu olmuştur. Bu yaşlarında çok konuşmayan, sessiz ve sakin olan Cornelius, yaklaşık 2 yıl boyunca etrafındaki insanları ve olayları izlemiş ve küçücük yaşında her durumu ve kişiyi analiz etmeye başlamıştır. Cornelius’un bu hali babası Gregor’u korkutuyor, içine kapanık bir çocuk olmasından endişe ediyordur. Fakat bu durumun zamanla aşılacak bir durum olduğunu düşünüp Cornelius’un üzerine daha fazla gitmiyor, sadece uzaktan gözlemliyordur.

SARAH

Bölüm 3 ‘‘Sözlerin ve Gözyaşlarının İzinde’’

5 Yıl Sonra

9 Şubat 2010

“Bir gün Gregor eve dönerken yolda gördüğü bir kitapçıdan birkaç tane kitap alıp eve getirir. Bu kitapların içerisinde çocuk hikayeleri ile birlikte Gregor’un işi ile alakalı Hukuk kitapları da bulunmaktadır. Babasının eve gelmesine deliler gibi sevinen Cornelius ve Alec, babasını güzel bir şekilde karşılarlar. Cornelius’un babasından sonra dikkatini çeken ilk şey, babasının eve getirdiği kitaplar olmuştur. Babası odasına çıktığı gibi, Cornelius kitapları alıp odasına gitmiş ve büyük bir heyecan ile kitapları okumaya başlamıştır. Diğer çocukların aksine Cornelius’un dikkatini çocuk hikayeleri değil, babasının Hukuk kitapları çekmiştir. Okumak hoşuna gidiyordur, fakat 10 yaşında bir çocuk olduğu için yazılanları tam anlamıyla kavrayamıyordur.
Babası odasının kapısından bakarken Cornelius’u görür ve yüzünde istemsizce bir tebessüm oluşur. Minik oğlunun büyüyüp Hukuk kitaplarına ilgi duyması ve okuması onu gururlandırmıştır. Cornelius’un her zaman yeni bir şeyler öğrenmeye olan merakı ve sabırsızlığını bildiği için sesini çıkartmamış ve onu kitaplarla baş başa bırakmıştır.
Günden güne çocuklarının büyüdüğünü ve iyi anlaştığını gören Gregor, eşine verdiği sözü yerine getirebildiği için mutludur. Eşinin özlemini evin her yerine astığı fotoğraflar ve tablolar ile doldurmaya çalışmıştır. Abigail’in kendi elleri ile çizdiği tablolar duvarlarda asılı oldukça Gregor, Abigail’i yanında hissediyordur. Abigail öldüğünden beri teras katındaki odaya hiç girmeyen Gregor, bir anlık bir karar ile Abigail’in çizim odasına girer ve gözünde anıları canlanır. Abigail’in pencerenin önündeki taburesinde çizim yaparken yüzüne ve saçlarına vuran güneş ışığıyla melek gibi gözüktüğü gözünün önüne gelmiştir. En son eşinin dokunduğu fırçalara ve eşyalara dokunan Gregor’un kalbinde hissettiği acı hiçbir zaman azalmamış, hala ilk günki gibi hissetmektedir. Gregor’un gözünden bir damla yaş süzülürken çocuklar odaya girip etrafa şaşkınlık içerisinde bakarlar. Hemen gözlerini silen Gregor, çocuklarına döner ve yüzünde ağladığını belli etmemeye çalışarak takındığı o yapmacık bir tebessüm ile diz çöküp kollarını açar. Çocuklar küçüktürler, ama olması gerekenden daha olgundurlar. Her şeyin farkında olarak ve annesiz büyümenin acısıyla büyümüş çocuklardır. Babalarının ne kadar çabaladığını ve emek harcadığını görüp babalarını her konuda idol alarak büyümüşlerdir. Cornelius ve Alec babalarına bakar ve üzgün olduğunu anlarlar, hemen babalarına gidip sarılırlar. O odada saatlerce vakit geçiren Gregor, Alec ve Cornelius anılarına hiç unutulmayacak bir anı daha eklemiştir.”

Bölüm 4 ‘‘Aşkın Mezuniyet Dansı’’

5 Yıl Sonra

28 Ağustos 2020

"Cornelius ve Alec gün geçtikçe iyice büyüyor ve kocaman delikanlılar oluyorlardı. Alec artık Askeri Okula gidiyor, babasından, kardeşinden ve Sarah’dan uzakta yaşıyordu. Sarah çok uzun yıllar çocuklar ile ilgilenmiş ve artık fazlasıyla yaşlanmıştı. Günlük yaptığı işleri bile artık yapmakta zorlanan Sarah’ın yanında olan Cornelius’un ta kendisiydi. Cornelius okulu ve derslerinden sonra Sarah’ın yanına koşuyor ve elinden geldiği kadar ona yardımcı oluyordu. Gregor’un da yaşı gitgide ilerliyor, fakat hala daha çocukları için çabalıyor ve çalışıyordu. Alec asker olmak için ilk adımı atmıştı. Sıra Cornelius’un geleceğini ve hayatını inşa etmekteydi.
Cornelius İtfaiye Eri olmak istiyordu, bu yüzden de gerekli eğitimleri alıyor ve sınavlara çalışıyordu. Lise yılları zor geçti, çünkü hem okul hem de evdeki durumlar Cornelius’u bunaltıyordu. Bu süreçte abisini görememek ve onun yanında olamamak da Cornelius’u etkileyen faktörlerden bir tanesiydi. Cornelius bu yoğun stres ve baskı altındayken okulda bir kız ile tanıştı. Kızı gördüğü anda bütün dertleri ve stresi sanki zihnini ve vücudunu terk etmişti. Kendini bulutların üzerinde hissediyordu. Bu güzel, saçlı, okyanus gözlü kızın adını öğrenmek için günlerce çabalayan Cornelius sonunda ismini öğrenmiştir. Ashley ismindeki bu güzel kız güzelliğinin yanı sıra çok da zeki ve gözlemleyici bir kızdır.
Cornelius’un günlerdir verdiği çabayı fark etmiş, fakat daha fazla gözlemlemek için belli etmemiştir. Ashley aslında Cornelius’un kadın hali gibidir. Yaşına göre olgun, analiz ve gözlem becerisi yüksek, öğrenmeye ve okumaya aşık, sabırsız bir kişiliğe sahiptir. İkisi tanışıp beraber vakit geçirdikçe birbirlerine karşı bazı duygular beslemeye başlamıştır. Sürekli birlikte aktiviteler ve çalışmalar yapan ikili birbirlerine aşık olmuştur. Ashley sürekli Cornelius’un yanına gelip her ihtiyacı olduğunda yanında olmuştur. Sarah’ın ihtiyacı olduğunda ikisi beraber koşuşturup adeta tek bir bütün olmuşlardır.
İtfaiye Eri olmak için gerekli sınavların vakti gelmiştir ve Cornelius büyük bir heyecan içerisinde sınava girmiştir. Sınav süresince kapıda bekleyen Ashley, bir an bile olsun olduğu yerden ayrılmamıştır. Aklı Cornelius’da kalan Ashley, sevgilisinin her şeyi başarabilecek kadar güçlü ve zeki biri olduğunu biliyordur. Sınav sonrasında içeriden yüzü gülerek çıkan Cornelius’u gören Ashley, bir an bile bekletmeden boynuna atlamıştır.
Cornelius hem fiziksel mülakatları hem de sözlü mülakatları büyük bir başarı ile geçmiş ve itfaiye eri olma yolunda en büyük adımı atmıştır. Bu süreçte ona sürekli destek olan Ashley, bir an olsun Cornelius’un yanından ayrılmamıştır. Ancak lisenin bu son döneminde Ashley ve Cornelius’un yolları yaptıkları seçimlerden dolayı ayrılmak zorunda kalacaktır. İki genç bu durum karşısında sürekli planlar yapıp endişe etmektedir. Cornelius İtfaiyeci, Ashley ise doktor olmak istemektedir. Ancak istedikleri bölümler farklı fakültelerde bulunmaktadır. Cornelius Ashley’den asla ayrılmak istemiyor, onsuz geçirdiği her vakitten nefret ediyordur. Sürekli beraber vakit geçirmeye alışan bu ikili, ayrı fakültelerde olsalar da en azından aynı şehirde ve aynı üniversitede olabilmek için fazlasıyla çabalamaya başlamıştır.
Cornelius sınavlarından başarıyla geçmiş olsa da Ashley’nin sınavları çok zorlu geçmiştir. Bu süreçte Cornelius, asla onu yalnız bırakmamış, kendi gördüğü desteği fazlasıyla Ashley’e vermiştir. Ve başarmışlardır, artık aynı şehirde ve üniversite okumaktadırlar.
Uzun geçen ders saatleri ve ödevler ikiliye çok fazla vakit tanımamış ve birlikte geçirdikleri süreyi oldukça kısaltmıştır. Ashley bir tıp öğrencisi olarak çok zorlu derslere katlandığından dolayı Cornelius’un yanına çoğu zaman gelememiş ve bu durum Cornelius’ta büyük bir boşluğa sebep olmuştur. Cornelius derslerinden geri kalan zamanı çoğunlukla fiziksel özelliklerini güçlendirmekle ve kitap okumakla harcamaktadır. Bir itfaiye eri olarak zorlu yaşam koşullarında hayatta kalma ve arama-kurtarma konusunda fazlasıyla eğitim almış ve kendini geliştirmiştir. Üniversitenin son yılında Ashley ve Cornelius gelecek planları kurmakta ve ders sonları part-time işlerde çalışarak gelecekleri için para biriktirmeye başlamışlardır. Üniversite sonrasında güzel bir düğünle evlenmek ve kendi yuvalarını kurmak istemektedirler.
O beklenen gün sonunda nihayet gelmiştir: Mezuniyet Balosu!!!
Balo için oldukça şık ve görkemli bir şekilde hazırlanan çift, ailelerinin karşısına oldukça gururlu bir şekilde çıkmışlardır. Ashley’in ailesi sıradan bir öğretmen çiftidir. Bir de ufak kız kardeşi bulunmaktadır. O gece Ashley’i yalnız bırakmamışlar, kızlarının bir doktor olmasını oldukça çoşkulu bir şekilde kutlamışlardır. Cornelius tarafında ise işler bu kadar güzel gitmemiş, balo gecesine sadece Gregor katılmıştır. Alec ise bir askeri kampta bulunmasından dolayı yanında olamamıştır. Oldukça yaşlanmış olan Gregor, Cornelius’un başarılı bir itfaiye eri olmasına çok sevinmiş ve annesinin bu durumu görememesinden dolayı fazlasıyla üzgün olmasının yanı sıra eşine verdiği sözü sonunda gerçekleştirebildiği için bir o kadar da gururludur.

ASHLEY GRAY

Balo Gecesi

Bölüm 5 ‘‘Zamanın Acı Rengi’’

1 Yıl Sonra

2 Ocak 2021

Cornelius ve Ashley iş hayatına başlamış, istedikleri düğün için oldukça hırslı çalışıyor ve çok çaba sarfediyorlardır. Cornelius Los Santos Fire Department’ta, Ashley ise Los Santos Medical Department’ta çalışıyordur. Cornelius ek mesailere kalıyor, çoğu zaman eve bile gitmiyordur. Bu geçen süreçte Sarah oldukça yaşlanmış ve artık kişisel ihtiyaçlarını bile karşılayamaz duruma gelmiştir. Cornelius onun için bir hasta bakıcı tutmuş ve vakit buldukça Ashley ile birlikte Sarah’ı kontrol etmeye gidiyordur.

Cornelius ve Ashley sıradan bir mesai günü geçirmekteydiler. Bu günün de diğer günler gibi olduğunu düşünüp her zamanki gibi yapmaları gereken işleri yapmaktaydılar. Cornelius’un telefonu defalarca hasta bakıcı tarafından çalana kadar her şey gayet normaldi. Cornelius bir terslik olduğunu farketmiş şekilde telefonu açtığında; telefonun ucunda bulunan hasta bakıcı ağlamaklı bir tavırla onu büyüten kadın Sarah’ın geçirdiği bir kalp krizi sonucunda vefat ettiğini Cornelius’a söyler. Aldığı bu haber karşısında yıkılan Cornelius ilk olarak bu haberi Ashley ile paylaşır. Ashley hastaneden izin alarak çabucak Cornelius ile onun evinde buluşur. Babası ve Ashley, Cornelius’un bu acısını onunla paylaşır ve cenaze işlemleri için hazırlık yaparlar. Cenazeye az sayıda insanın katılımıyla Sarah’ı son yolculuğuna uğurlamışlardır.

Gregor geçen yıllar içerisinde çok fazla yaşlanmış ve bazı zamanlarda akıl dengesinde bozulmalar yaşamaktaydı. Cornelius bu durum karşısında büyük bir üzüntüye uğramış ve babası için fazlasıyla endişelenmekteydi. Bir doktor olan Ashley, bu dönemde Gregor ile sık sık ilgilenmiş, tüm kontrollerini haftalık olarak bizzat kendisi üstlenmiş ve titizlikle yapmaktaydı.

Normal şartlarda daha erken bir tarihte evlenmeyi düşünen çiftimiz, bu durum karşısında düğün yapmanın mantıklı olmadığını düşünerek düğün tarihini daha ileri bir zamana ertelemişlerdir.

Cornelius Yetişkin

Alec Yetişkin

Yaşlı Gregor

BÖLÜM 6 “Karanlık Günler: Salgının Pençesinde”

1 yıl 1 ay 26 gün sonra.

28 Şubat 2022

Soğuk bir kış sabahı Los santos beyazlar içerisinde güne uyandı.Her şey normal seyrinde ilerliyor insanlar işlerine gidiyor kuşlar ötüyor ve araba kornaları tüm şehri sarıyordu.
Her sabah olduğu gibi Cornelius Ashley’i evinden alarak hastaneye bıraktı ve ona sıkıca sarıldı.Tabii bu sarılmanın son sarılması olduğunu bilmiyordu.
Aracına bindi ve ona dikiz aynasından son kez bakarak departmana doğru yol aldı. Departmana girdi kahvesini aldı ve iş arkadaşlarıyla hoş bir sohbet etmeye başladı. Beklenmeyen bir anda tüm departmanın acil durum sirenleri deli gibi çalmaya başladı. Humane Labs’den yoğun bir şekilde ihbar almaktaydılar. Hemen tüm ekip hazırlanıp olay yerine tam gaz ilerlediler , olay yerine vardıklarında bölgede çok yoğun bir şekilde kaosun hakim olduğuna ve insanların sanki delirmişcesine kaçıştıklarına şahit oldular.CDC ait bir çalışan ekibe koruyucu kıyafet ve maske takmaları konusunda uyarılarda bulundu ve olay yerinden tüm çalışan,vatandaşların derhal tahliye edilmesini talep etti.Ekip bir yandan olan biteni anlamaya çalışıp bir yandan da bölgeyi boşaltmaya başladılar.Araştırma ekipleri bina dışarısına mobil istasyonlar kuruluyor ve içeriden çıkan her bir kişiden kan örnekleri alıyorlardı.Cornelius olanlar karşısında gözlemci bir tavır sergiliyor ve her bir detayı en ince ayrıntısına kadar inceliyordu. Mobil üstlerin birisinde bir araştırmacı CDC personelinin boyununu tamamen kanlar içerisinde bırakarak ısırdı.Bu durum karşısında şoka uğrayan Cornelius saniyeler içerisinde bir çok araştırmacının deliye dönerek etraftaki insanlara saldıldırığını ve onları ısırdıklarına şahit oldu.Her yerde kaos hakimdi ve artık hiçbir zaman önüne geçemeyecekleri bir salgının başladığına tanıklık ettiler.LSPD memurları araştırmacıları vuruyor ve herkes bir yana koşuşturuyordu Cornelius , Ashley ve Babası için oldukça endişe içerisine girmiş ve çok hızlı bir şekilde bölgeyi terk etme kararı almıştı.İlk bulduğu bir sivilin arabasına itfaiye arabasından aldığı balta ile camını kırarak binmiş , son sürat evin yolunu tutmuştu. Sokaklarda insanlar deliye dönmüş bir şekilde marketleri yağmalıyor birbirlerine zarar veriyor ve polis ölümcül güç uyguluyordu , tüm bu kaosun içerisinde Cornelius hiç birşeye aldırış etmiyor sadece Ashley’e ulaşmaya çalışıyordu.Ancak telefonları cevapsız kalmış kısa bir süre sonra tüm hatlar bilinçli bir şekilde kesilmişti.Eve ulaşan Cornelius hızlıca eve girdi , kapıları kilitledi ve pencereleri kapattı. Babasının güvende olduğunu görünce içi bir nebze de olsa rahatladı. Ancak aklı hala Ashley’de kalmıştı. Babasını tek başına bırakmak istemiyor ama bir şekilde sevdiği kadına ulaşmak istiyordu. Derken evin kapısı çok şiddetli bir şekilde çalmaya başladı. Sanki kırılacak gibiydi. Cornelius bu durum karşısında dikkatli ve bir o kadarda agresif davranmak istiyordu. Dışarıda insanlar birbirlerini öldürüyor, her bir noktada kaos vardı. Hemen evin bodrumuna indi ve duvarda asılı olan pompalı tüfeğini aldı. Mermilerini doldurduktan sonra temkinli bir şekilde kapıya yaklaştı. Kapı hala deli gibi çalmaya devam ediyordu , dışarıda bir adamın bağırdığını anlaşılmaktaydı fakat sokaktaki gürültü nedeniyle adamın ne dediğini duyamamaktaydı. Yavaş bir şekilde kapının kilidini açtı ve kapıyı ufak bir şekilde aralayarak tüfeğin namlusunu dışarıda bulunan kişiye doğrultu.Kapıdaki kişi;
‘’ Cornelius lanet olsun ne diye kapıyı açmıyorsun benim Alec aç şu lanet kapıyı ! ‘’
Cornelius kapıyı açtığında , abisini karşısında gördüğü için hem şaşkınlık hemde mutluluk yaşamaktaydı.Bölgedeki polis kuvvetleri kontrolü kaybettikten sonra ulusal muhafızlar şehir kontrolünü ele almak için harekete geçti ve abisi bu görevde etkin rol oynuyordu.
Cornelius acele bir şekilde şu cümleleri kullandı;
‘’ Abi Ashley dışarıda ne durumda olduğunu bilmiyorum , babamı tek başına bırakamıyorum benim ona ulaşmam iyi olduğunu bilmem gerekiyor’’
Alec İse;
‘‘Sen merak etme babam benimle ancak dışarısı güvenli değil çok dikkatli ol Ashley ve ailesini alarak benimle burada buluş siz gelene kadar evi güvenli bir hale getireceğim ancak şunu al ve kullanmaktan çekinme. ‘’
Diyerek belinden çıkardığı silahı Cornelius’a uzattı.Cornelius silahı alarak hızlı bir şekilde evden çıktı , arabaya atladı ve hastaneye doğru son sürat sürdü.
Hastaneye vardığında tüm hastanenin Ulusal muhafızlar tarafından karantinaya alındığını gördü bir muhafızın yanına koştu ve içeri girmesi gerektiğini nişanlısının içeride çalışan bir doktor olduğunu söyledi muhafızın söylediği sözler karşısında Cornelius adetâ deliye döndü.
Muhafız;
‘‘Hastane tahliye edildi içeride yaşayan biri yok’’
Cornelius ne yapacağını bilmez halde acaba Ashley de kendisi gibi ailesinin yanına mı gitti diye düşünerek Ashley’in ailesinin evine doğru yola çıktı.Eve ulaştığında evde kimseyi bulamadı , ev bomboştu kimse yoktu.
Düşünceli ve yıkılmış bir vaziyette evin yolunu tuttu. İsyan etmemek için kendini zor tutuyor , abisine ve babasına karşı güçsüz görünmek istemiyordu. Kafasının içindeki düşünceler ve konuşmalar Cornelius’u rahat bırakmıyor , sürekli tekrar ediyordu.
‘’ Neden her kötü sey benim başıma geliyor?Neden dünya üzerinde milyonda bir ihtimal ile olabilecek bir olaya ben şahitlik ediyorum. Sevdiğim herkesi tek tek kaybetmek zorunda mıyım? Bir hafta vardı… Sadece bir hafta vardı. Ashley’i gelinlikler içerisinde görmeme çok az kalmıştı.Bu olanlar bir rüya mı? Bütün o çabamız boşuna mı gitti? Ama yok olamaz! Ashley güçlüdür, kurtulmuştur. Güçlüdür benim meleğim zekidir, her şeyi farketmiş ve kaçmıştır. Hatlar olmadığı için haber verememiştir. Onu bulacağım! Ne olursa olsun onu bulacağım…’’
Cornelius yol boyunca kendi kendine konuşmuş ve Ashley’i bulacağına dair yemin etmiştir.
Eve gittiğinde gördüğü görüntü Cornelius’u fazlasıyla şaşırtmış ve abisine tekrar hayran kalmıştır. Alec kısa sürede evi resmen bir kaleye dönüştürmüş ve güvenli hale getirmiştir. Eve girdiğinde abisi ile plan yapıp nasıl bir yol izleyeceklerini konuştular. İkisi de endişeliydi. Alec’in dışarı çıkması ve diğer Muhafızlara katılması gerekiyordu.Gregor yaşlılığın ve hastalığın etkisi ile olan olayların farkında değildi. Bu yüzden onu yanlız bırakmaktan korkuyorlardı. Gerekli önlemleri alıp , planlarını yaptılar. Alec iki günün sonunda babası ve kardeşinin yanından ayrılmış ve muhafızların yanına katılmıştır. Aklı onlarda kalsa da bu onun işidir ve profesyonel bir askerin duyguları ile davranamayacağının farkındadır. Ailesi dışında diğer hayatta kalan insanların onlara ihtiyacı olduğunu bilmektedir. Silahını Cornelius’a bırakan Alec kötü bir şey olmamasını umarak evden ayrılmıştır.
Cornelius üçüncü günün sabahında babası uyuyorken dışarı çıkmıştır. Yağmalanan marketlerden kalan birkaç konserveyi ve ihtiyaçları olabilecek şeyleri toplamayı düşünmüştür. Çok fazla uzaklaşmamış fakat dışarıda tahmin ettiğinden daha fazla durmuştur. Salgın gitgide büyüyor , şehirde hayatta kalan insanların sayısı yavaş yavaş azalıyordur. Filmlere konu olan bu olayın başına geldiğine hala daha inanamıyor ve rüya olması için her gün dua ediyordur. Fakat bu yaşanılanlar ne bir rüya , ne de bir film setinde yaşanan kurgudur. Tamamiyle gerçektir.Cornelius günlerdir doğru düzgün uyuyamıyor ve Ashley’i aklından çıkaramıyordur. Bir umut dışarıda onu görürüm belki diyerek sokakta ne kadar uzun durduğunun farkına bir anda varıp kendine gelmiş ve hızlı adımlarla evin yolunu tutmuştur.
Eve yaklaştığında evin etrafında enfekte olmuş insanları gören Cornelius silahını bir anda çekip yavaş ve temkinli adımlarla eve yaklaşır. Evin kapısına yaklaştığında kapının aralık olduğunu görür ve deliye döner. Hızlıca eve girip babasını aramaya başlar. Evin içerisinde babasını bulamayıp tekrar dışarı çıktığında gördüğü manzara karşısında buz kesilir. Yolun karşısında yaşlı bir adam. Enfekte olmuş , o her zaman giydiği bebek mavisi gömleği kan olmuş. Babası karşısındadır ama aslında babası değildir. Enfekte olduğunda zaten ölmüştür, karşısında bir zombi durmaktadır. Cornelius’a yavaş yavaş yaklaşan zombilerin çıkarttığı sesler onu bir anda kendine getirmiş ve silahı ile etrafındaki zombileri öldürmüştür. Gregor Cornelius’a ilk defa sevgiyle veya kucak açarak değil , saldırmak için koşmaktadır. Cornelius kısa süre içerisinde babası ile geçirdiği bütün anılarını hatırlar. Ve soğukkanlılıkla silahını çekip babanısı alnının ortasından vurur. Bu salgının geri dönüşünün olmadığının ve hiçbir tedavisi olmadığının farkındadır. Vurduğu kişinin babası olması Cornelius’u derinden yaralamış fakat başka bir seçeneği olmadığının farkında olmak da kendisini çok çaresiz ve sıkışmış hissetmesine neden olmuştur. Etrafa boş gözler ile bakan Cornelius yavaş adımlar ile eve girmiş ve biraz önce yaşadığı şeyin şoku ile kendine hakim olamamıştır. Gözyaşları içinde kalmıştır.
Abisi Alec günler sonra ailesini kontrol etmek için geldiğinde kapının önünde babasının enfekte olan cesedini görüp Cornelius’a birşey olduğunu düşünerek deli gibi kapıyı çalmıştır.Cornelius kapıyı açtığında Alec’in içi biraz da olsa rahatlamış fakat kardeşinin haline inanamamıştır. Cornelius günlerdir uyuyamıyor ve yemek yiyemiyordur.Gözlerinin altı mosmor olmuş,gözleri ağlamaktan kan çanağına dönmüş ve yemek yemediği için yüzünün rengi solmuş dudakları kurumuştur. Cornelius’u ilk defa böyle gören Alec kardeşini toparlamak için elinden gelen her şeyi yapmıştır. Geçen birkaç günün sonrasında Cornelius kendini biraz toparlamış ve Ashley’i aramak için yola koyulmuştur.Geriye sadece abisi ve Ashley’in kaldığını ve onları kaybetmemek için herşeyi yapacağını düşünen Cornelius aklına gelen her yeri kontrol etmiş fakat yine de Ashley’e ulaşamamıştır.Vazgeçmeyecektir çünkü hala hayatta olduğuna dair içinde olan umudunu bir an bile olsun yitirmemiştir.

Salgın

Zombi Gregor

Cornelius Salgından Sonra

Alec Salgından Sonra

Bölüm 7: ‘‘Kayıp Umutlar ve Dönüşen Kaderler’’

23 Mayıs 2038

Uzun yıllar boyunca bu salgın ile beraber yaşayan hayatta kalanlar artık dünyanın bu haline adapte olmuş ve alışmışlardır. Zamanla hayatta kalan kamplarına ve yer altına yerleşmiş ve buna göre bir düzen oluşturmuşlardır. Cornelius Ashley’i bulamayacağını düşündüğü her anda ufak tefek ipucları bulup her seferinde yine belki bir ihtimal demiş ve umudunu yitirmemiştir. Alec görev için farklı bir ülkeye gitmiş ve orada işine devam etmiştir. Geçen yıllar Alec’i ve Cornelius’u daha deneyimli ve daha sert bir kişiliğe büründürmüştür.
Geçmişi aklından çıkaramayan Cornelius artık hayal kurmayı bırakmış , günün sonunda hayatta kalmaya ve hayatta tutmaya çalışarak yaşamaya başlamıştır.

‘‘Cornelius her yeni güne göz açtığında neler yaşayacak ? , Ashley’i geçen uzun yılların sonunda bulabilecek mi? , Alec ile tekrar bir araya gelebilecek mi? , Salgın ne olacak? gibi bir çok soruyu Cornelius ile birlikte yaşayarak göreceğiz.’’

5 Beğeni

Kitap olsa devamını mola vermeden okurdum , gerçekten çok beğendim tebrikler :slight_smile:

2 Beğeni