Diego Manuel

HIKAYESI

Yıl 2000 Los Santos da soğuk bir Ocak Ayı , Babası Carlos Geovanni hastahane koridorunda beklerken endişe ile tırnaklarını yer ve bir yandan gözü doğumhane kapısında yazan yazıyı endişeyle okumaktadır.Evet! sonunda o kapı açıldı ve Doktor kapıdan çıkarak doğumun zor oldugunu, anne’nin yoğun bakıma alınması gerektiğini açıkladı.Babası Diego’yu kucağına almıştı ama yinede Karısı için endişeliydi, bir yandan Anneye ihtiyacı olan Oğlunu
susturmak için sallarken bir yandan gözü dönmüş bir şekilde etrafına bakıyordu.Geçen 2,5 saat sonra Doktor Diego’nun Annesini kaybettiklerini Carşos’a açıkladı.Carlos ,duygu karmaşasında Oğlunu Küveze bırakır ve son bir kez Haziel’i görmek için Yoğun bakım kapısına yönelir ve içeriye girer, ağlamaklı bir şekilde Haziel’in alnından öperek örtüyü üstüne örter.Diego annesini asla göremeyecekti.Babası Diego’nun doğumunun onun için bir felaketi getirdiğini ve oğlunun uğursuz olduğunu sanarak onu bir kiliseye bırakır.

Kilise Önündeki Diego Çizim:

Diego’yu bulan Eduardo isimli bir rahip çocuğu olmadığı ve hiç olmayacağnı bildiği için onu Tanrı’nın gönderdiğini sanıp, Diego’nun Vaftiz babası olmuş ve ona Diego ismini vermiştir.Diego’yu yedirir içirir, ona kendi öz oğlu gibi yıllarca bakar.

Eduardo Temsili Çizim:

Yıl 2007… Diego 7 yaşında Vaftiz babası onu Vinewood’da bir devlet okuluna yazdırmış ve Tanırya inancının tam olması için ve aynı zamanda bilgili ve kültürlü olması için elinden gelen her şeyi yapmıştır.Diego’yu eğitim seviyesi yüksek bir okula göndermiştir.Vaftiz Babası yüzünden Hayatının her yerinde din onun karşısına çıkmıştır.Diego öz anne ve babasının kim olduklarını bilmeden büyümektedir.

“Lise hayatı ve hoşlandığı kız”

Lise hayatı onun için yeni bir sayfa gibiydi, kendisini yaşıtlarına göre daha olgun hisediyor ve kitap okumayı seven, arabalara tutkun,fotoğraf sanatçılığını benimsemeye çalışan bir genç olmuştu.Arabalara olan tutkusundan dolayı, okuldan sonra kalan boş zamanlarında vaftiz babasının kardeşinin tamirhanesinde zaman
geçiriyordur.Özgürlükçü bir kişiliğe sahip olduğu için vaftiz babasıyla arada tartışıyordu.Okulda sevilen, öğretmenlerine saygılı ve derslerinde başarılı bir öğrencidir.Lisenin son yılında Rachel isimli Kanadalı bir kızın sınıfına gelmesiyle yeni duygular keşvedeceğinin farkında değildi.Okulun bir günü Diego, kantinden arkadaşlarının siparişi olan meyve sularını sınıfa götürürken kantin kapısının önünde telefonla konuşan Rachel’ı farketmez ve ona çarpar.Böylece tüm içeceklerin Rachel’ın üzerine dökülmesine neden olur.Rachel, gömleğinin lekelenmesine çok sinirlenir ve kapının önünde Diego’a kızar.

Rachel Temsili Çizim:

Rachel:
-Önüne baksana ! Diğerek Diego’ya çıkışır.
Diego:
-Kapının önünde duran sensin, asıl sen önüne bak ! Der.Bunu duyan
Rachel:
-Bir de hâlâ konuşuyor.Şu üstümün haline bak! Diyerek tekrardan Diego’ya çıkışır.
Diego:
-Kusura bakma ya sana gömleğinin yenisini alırım.Rachel ise gözlerini sinirli bir şekilde devirerek üzerini temizlemek için lavaboya gider.Diego’da arkadaşlarının siparişini tekrardan almak için kantine yönelir ve içecekleri alır.Sınıfına geçtikten sonra ders saatinin gelmesi ile Öğretmen sınıfa girer.Dersin başlamasıyla beraber kapı çalar ve Rachel içeriye girer.
Öğretmen:
-Gel Rachelcığım diyerek içeriye çağırır.O sırada Diego, Rachel’ın sınıfına gelmesine çok şaşırır.Öğretmen bu sırada Rachel’ı sınıf ile tanıştırır.
Öğretmen:
-Merhaba çocuklar, size yeni sınıf arkadaşınızı tanıştırayım, kendisi uzaklardan geldi.Rachel’a dönerek devam
etti:
-Rachelcığım kendini sınıfa tanıtmak ister misin ?
Rachel:
-Tabi Sushan , Merhaba arkadaşlar, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşıyım.Babamın işinden dolayı kaydımı buraya almak zorunda kaldım.Eminim ki hepiniz üstümdeki lekelerin ne olduğunu merak ediyorsunuz.Diyerek Diego’nu yüzüne bakar:
-Bir dağ ayısı üstüme tüm içeceklerini döktü.Umarım beraber mutlu ve başarılı bir dönem bizi bekliyor olur.Bu cümleden sonra boş yere oturabileceğini söyleyen Sushan (öğretmen) , Diego’nun yanını gösterir.Rachel, oturmadan önce
Diego:
-Sen az önce mutlu bir dönem mi demiştin ?
Rachel:
-Bu imkansız görünüyor öyle değil mi ? Der ve Diego’nun yanına oturur.Son ders bittikten sonra, Diego evine otobüs ile döner. Diego , akşam yemeğinde evinde olmuş olur.Vaftiz babası ve annesi ile yemek yerken Diego, babasına artık Kiliseye onunla beraber gitmek istemediğini Arkadaşları ile vakit geçirmek istediğini belirtir.Bunu duyan rahip Eduardo, ona bunun doğru olmadığını, nasıl alıştıysak öyle yaşamaya devam etmeleri gerektiğini anlatır.Ama Diego kendinden emindir.Israrla Vaftiz babasına bu durumu istemediğini söylemeye çalışır.Babası, bir anlık sinirle eliyle masaya vurur.
Eduardo:
-Seni bana Tanrı gönderdi ! Diego, şaşkınlıkla Eduardo’nun yüzüne bakar.Böylece Diego yıllardır öz Annesi ve babası sandığı kişilerin gerçekten öyle olmadıklarıni anlar.Diego, bu olayın üzerine evden uzaklaşmak istmeketedir.Ama vaftiz
babası ve annesini bir aile olarak görmektedir.Evden uzaklaşma fikrini bu dönemde rafa kaldırarak, okuluna devam etmektedir.Diego, bir yandan okulunda arkadaslarıyla beraber basket takımında yer almaktadır.Ailesiyle olan gerçekleri öğrendikten sonra kafasını dağıtmak için spora daha sık zaman ayırmaktadır.Basket takımının okullar arası play-off maçlarına yükselmesiyle arkadaşlarıyla beraber antrenman yapmaktadırlar.Diego, en yakın arkadaşı olan Kayn ona zor günlerinde destek olmaktadır.Basket takımında ilk 5’te oynayan Diego,Kayn ve diğer arkadaşları olan Scott,Tomhas,Chuck play-off maçlarına antrenörleri olan Patrick ile sıkı çalışmalar yaparak devam etmektedirler.Haftalar süren çalışmaların ardından takımın kimin nerde ve nasıl oynayacağı belli olmuştur.Başta oyun kurucu (PG) Kayn olmuştur.Sonrasında şutör gard (SG) Diego.Kısa forvet (SF) Thomas.Uzun forvet (PF) Chuck.Pivot (C) Scott olmuştur.Takımın antrenlarını sınıf arkadaşları da izlemek için sık sık gelmektedir.Rachel’da bu antrenmanları izlemeye gelmektedir.Bu gelşiler sırasında,Rachel ile Diego sık sık birbirleriyle bakışmaktadır.İkiside birbirlerinden yavaşça etkilenmeye başlamışlardır.Fakat aralarında henüz bir diyalog geçmemiştir.Diego ise aralarında bir diyalog kurabilmek için her fırsatı değerlendirmeye çalışmaktadır.Yine bir antrenman çıkışında Diego, Rachel’in karşısına çıkar.
Diego
-Sınıfta aynı sırada oturuyoruz, antrenmanlara geliyorsun, hiç selam vermiyorsun? diye sorar.
Rachel:
-Selam vermem mi gerekiyor ? Diye sorar.
Diego:
-Versen iyi olurdu.Diyerek espirili şeklinde konuşur.Bunun ardından Rachel, gülümseyerek:
-Senin bana bir gömlek borcun vardı, onu ödersen benden selam alabilirsin.Diyerek gülümser ve uzaklaşır.Bunun üzerine Diego, piç bir gülümseme ile mağzanın yolunu tutar.Diego, çok güzel bir gömlek beğenir ve alır.Tabi bu gömleği verebilmek için Rachel’i yalnız yakalamaya çalışmaktadır.Sonraki gün ders sonu herkes toparlanır ve sınıftan çıkar.Diego ile Rachel sınıfta yalnız kalmışlar ve sınıf içersinde derin bir sessizlik oluşmuştur.Diego hediyeyi uzatır ve şöyle söyler:
-Evet bunu önceden vermeliydim.
Rachel, Diego’ın gözlerinin içine bakarak:
-Sorun değil sadece bir gömlek işte.
Diyerek Hediye paketini açar ve içinde çok güzel bir gömlek bulunuyordur.

Gömlek temsili çizim:

Diego’nun zevkinin güzel olduğunu belirterek sınıftan çıkar.Diego ve takımı play-off maçlarının yarı finalinde karşılarında gerçekten çok güçlü bir takım vardır.Bir okul takımına göre fazla uzun ve atletik bir yapıya sahiptirler.Maç LS lisesinin kendi salonunda oynanacaktır.Antrenör Patrick maç öncesi, böyle göründüklerine bakmamaları maçta asla pes etmemeleri gerektiğini çocuklara anlatır.Patrick, son taktik ve yöntemleri en ince ayrıntısına kadar beyinlerine kazıyarak konuşmasıyla onlara adrenalin etkisi yaratmıştır.Büyük karşılaşma başlamış, top havaya atılmıştır.ilk periyot, 24-30 biterek rakip takım önde bitirmiştir.Koç Patrick, maçın yeni daha yeni başladığını hemen ümitsizliğe kapılmamaları gerektiğini söyleyerek motivasyon konuşması yapar.ikinci periyot başlamış ve çok
çekişmeli geçmemiştir.Skor 33-42 olarak periyot sonlanmıştır.Üçüncü periyotta Kayn’ın sakatlanmasıyla yedek oyuncu olan Mario oyuna dahil olmuştur.Mario, Kayn kadar atletik bir yapıya sahip olmasada top hakimiyeti yüksek bir oyuncudur.Üçüncü periyot 45-48 bitmiştir.Son periyoda gelindiğinde aradaki fark çok olmamakla beraber çekişmeli geçmektedir.Maçın son 3 saniyesinde faul olmuş ve rakip takım sadece 1 sayıyla öndedir.Faul hakkı oyuna giren Mario’nun elindedir.Mario eline topu almış ve yere üç kez vurarak atışını yapmaya hazırdır.Salon içersinde derin bir sessizlik oluşur sanki sinek uçsa kanatlarının sesi duyulabilirdi.Mario atışını yapar ve sayı olmuştur.Tüm salon, top potaya girdiğinde sanki şampiyon olmuş gibi sevinmiştir.Maç skoru eşitlendiğinde hakem topu ikinci atışı yapması için Mario’ya gönderir.Mario ve tüm salondakiler derin bir nefes alarak Mario’nun atışıni yapmasını bekler.Maçın kaderi Mario’nun elindedir.Atışını yapar ve top potanın çemberinde dönerek içine girer.

Maç Temsili Çizim

Tüm takım, seyirciler ve ayakta seyircileri gözetleyen güvenlikler bile çığılık çığılığa kalmıştır.Tüm tribün sahaya atlamış Mario’ya koşarak onun üstüne atlamışlardır.Diego, tüm bunlar yaşanırken gözü yedek kulübesinde bulunan en yakın arkadaşı Kayn’daydı çünkü ciddi bir sakatlık geçirmiş ve endişeli görünüyordu.Kayn’a yaklaşarak iyi olacağını daha önlerinde büyük final olduğunu söyleyerek ona motivasyonunu düşümeyecek konuşmalar yapar.Ertesi gün Diego , Kayn’ın sınıfta olmadığıni fark ederek ilk teneffüste onu endişeli bir şekilde telefon ile arayarak ona ulaşmaya çalışır.Telefonu annesi açmış ve Kayn’ın iyi
olmadığını, ayağı alçılı bir şekilde uzandığını söylemiştir.Bunu duyan Diego yanına Rachel’i de alarak okuldan ayrılır.Kayn’ın evine geldiklerinde kapıyı annesi açar ve içeri için ricada bulunur.Diego ile Rachel içeriye girer ve oturma odasında bir ayağı alçıda, televizyon izleyen Kayn’ı görürler.Diego için bu durum ne kadar kötü olsada Kayn’ın o duruşu gerçekten komiktir.Kayn, hafif uykulu gözlerle Diego’ya dönerek:
-Senin okulda olman gerekmiyor mu ? Diye sorar.
Diego içindeki gülme krizini belli etmeden:
-Sanada yaranamıyoruz.Diyerek hafif espiri şekilde konuşur.Kayn’ı ziyaret ettikten sonra Diego Rachel’ı evine bırakır ve onunla geldiği için teşşekkür eder.Lisenin son haftalarına gelinmişti, Diego’nun Rachel’a olan duyguları daha çok güçlenmiş ve Rachel’ın da ona karşı bir şeyler
hissettiğini fark etmeye başlamıştır.Herkes şimdiden okulun mezuniyet partisinde kiminle olacağını, ne giyeceğini belirlemişti.Ancak Diego ile Rachel kendilerine birer kavalye bulamamışlar ve belki de birbirlerinden bir davet bekliyorlardır.Diego bu konuda acele etmez çünkü aklında her şeyden önce büyük final maçı vardır.Çünkü Diego bu maçta eğer şampiyon olurlarsa Üniversitelerden gelen teklifler sayesinde iyi bir Üniversite’den mezun olup, hayalindeki meslek olan polisliği tercih edecekti.Maç gününe 1 gün kala Diego, elinden gelen her şeyi yapmaktadır ve iyi bir Üniversite’ye gitmeyi aklına koymuştur.Rachel ise derslerinin iyi olduması nedeniyle Washington’dan gelen bursluluk sınavına girmiş ve mezuniyetten sonra açıklanmasını sabırsızlıkla bekliyordur.Maç günu geldiğinde Kayn hâlâ sakat durumda olduğu için bu maçta oynayamayacaktı.Tribünler dolu ve herkes oyuncuların parkeye çıkmalarını bekliyordur.Soyunma odasında oyuncular hazırlanırken Koç Patrick, son taktikleri ve motivasyonlarının yükselmesi için elinden gelen en iyi konuşmayı yapıyordur.Oyuncular sahaya çıkar ve herkes yerini alır.Yarı finaldeki gibi bir heyecan yoktur ve herkes sakin bir tavırla maçı izliyordur.İlk Periyot Diego’nun takımı 12 fark önde bitirerek sakin bir oyun sergilemişlerdir.Ardından gelen 2. ve 3. Periyotlarıda önde bitiren takım son periyoda ulaşmıştır.Son periyot diyerlerine göre daha çekişmeli geçmiştir.Ancak çok fark olmadan maç bitmiş ve Vinewood lisesi maçı kazanmıştır.Diego heyecanını yenememiş ve seyircilerin içine atlayıp, tribünde bulunan Rachel’ın dudağından öpmüştür.Bu hamleden sonra Diego
utangaç bir şekilde soyunma odasına inmiş ve sevincini takım arkadaşlarıyla kutlamıştır.Maç gününden sonraki gün Diego, Rachel’ı bir anlık heyecanla onu öptüğünü açıklamıştır.Bu duruma çok tepki göstermeyen Rachel, hoşuna gittiğini belli etmemiştir.Diego mezuniyete henüz birini bulamadığı için Rachel’a teklifte bulunmuştur.Rachel’in bu teklife yanıtı hiç geçmeden olumlu sonuçlanmıştır.Okulun son haftasında bazı belirli Üniversitelerden danışmanlar gelmiş ve kendi Üniversitelerini tanıtmışlardır.Basketbol takımına teklife gelen 3 Üniversiteden birisini tercih eden Diego, New York polis departmanın akademisini tercih etmiştir.Mezuniyet günü gelmiş herkes en güzel kıyafetlerini, elbiselerini giymiştir.Rachel çok güzel olmuş, Diego gözlerini ondan ayıramıyordur.Parti başladığında herkesin gözü Diego ve Racheldadır.Sanki önceden beraber prova yapmışçasına dans ediyorlar ve son günleriymiş gibi eğleniyorlardır.Partinin sonuna doğru Diego Rachel’i, babasından aldığı 2010 model bir Chevrolet Cruze marka bir arabayla evine bırakmıştır.Diego, Rachel ile yollarının ayrı olduğunu ve daha ismini bile koyamadıkları bağın kopması gerektiğini açıklamıştır.Bu durumun ikisi içinde iyi bir karar olduğunu belirten
Rachel:
-Umarım tekrar görüşürüz.Diyerek Diego’yu dudağından son bir kez öper ve evinin kapısından içeriye girer.Diego bir sonraki gün New York’a gitmek için akşam bileti almış ve bavulunu toplayıp akşam olmasını beklerken, vaftiz babası ve annesi ile vedalaşmıştır.Diego nihayet evinden ayrılmış ve kendi ayakları üstünde durabileceği bir fırsat yakalamıştır.

“Üniversite ve Hayatın Başlangıcı”

LosSantos devlet üniversitesine başlayan Diego okulu eskisi kadar önemsememeye başlamış ve artık gözünü dışarıya çevirmiştir. Günler haftalar geçtikçe Diego okuldan dahada uzaklaşıp bir mekanikte işe başlamış ve orada daha fazla
olanak olduğunu düşünmeye başlamış ve okuldan iyice uzaklaşıp kendini mekaniklikte geliştirmeye ve 25 yaşına kadar aynı mekanikte çalışmaya devam etmiştir. Diego 25 yaşına kadar aynı mekanikte çalışıp kendini geliştirmiş
ve mekanikte Usta olmuştur. Bütün parasını ile araç alıp modifiye eden Diego bir motel odası kiralamaya dahi uğraşmamış ve çalıştığı mekaniğin ofisinde kalmaktadır. Yine uzun bir çalışma gecesinden sonra ofisine giden Diego gözlerini kapatmıştır ve uykuya dalmıştır.
30 dakika geçmeden mekanikteki araçlardan birindeki elektrik kaçağı yüzünden bir yangın çıkmış ve bütün mekanik yanmaya başlamıştır. Duman yüzünden rahatsız olan Diego uyanır ve etrafa bakınır ne olduğunu fark eden Diego hemen kendini dışarı atar ve arkasını dönüp baktığında bütün mekaniğin yandığını görür.

Yanan Mekanik:

‘‘Kulüp’’

Diego, mekaniğin yandığını görünce büyük bir şok yaşadı. Bütün hayatı, emeği, hayalleri bir anda kül olmuştu. Ne yapacağını bilemez halde orada duruyordu. O sırada yanına yaklaşan bir adam ona seslendi:

Kimliği Belirsiz Kişi:
Hey, sen Diego değil misin? Mekaniğin senin miydi?
Diego, adamın yüzüne baktı. Adam, siyah bir deri ceket, kot pantolon ve kask giymişti. Bir motosikletin üzerinde oturuyordu. Diego, adamın kim olduğunu hatırladı. Birkaç kez mekaniğe gelip aracını tamir ettirmişti. Adı Tuco’ydu.

Tuco Çizim:

Diego:
Evet, benimdi. Neden soruyorsun?

Tuco:
Çok üzgünüm dostum. Bu çok kötü bir durum. Seni burada bırakamam. Gel benimle.

Diego:
Nereye gidiyoruz?

Tuco:
Sana bir yer göstereceğim. Belki ilgini çeker.

Tuco, Diego’yu arkasına aldı ve motosikleti çalıştırdı. Diego, başka bir seçeneği olmadığını düşünerek onunla gitmeye karar verdi. Tuco, şehrin dışına doğru hızla ilerledi. Diego, etrafındaki manzarayı seyretti. Los Santos’un farklı bir yüzü vardı burada. Sokaklar daha kirli, binalar daha eski, insanlar daha sert görünüyordu.

Tuco, bir süre sonra bir depoya girdi. Depo, büyük ve eski bir yapıydı. İçeri girince Diego, gözlerine inanamadı. Depoda onlarca motosiklet vardı. Bazıları yeni ve parlak, bazıları ise eski ve paslıydı. Deponun duvarlarında ise çeşitli grafitiler ve posterler asılıydı.

Tuco:
Hoş geldin dostum. Bu benim ailem. Reapers.
Tuco, Diego’yu depodaki diğer insanlara tanıştırdı. Hepsi de motosiklet tutkunuydu. Bazıları yarışçı, bazıları mekanik, bazıları ise sadece eğlenmek için sürüyordu. Diego, bu insanların arasında kendini rahat hissetti. Onlar da hayatın zorluklarıyla mücadele eden, tutkularının peşinden giden insanlardı.

Kulüp Üyeleri Çizim:

Diego, Tuco’ya teşekkür etti.

Diego:
Sağ ol Tuco. Beni buraya getirdiğin için.

Tuco:
Ne demek dostum. Sen de bir motosikletçisin. Burası senin de evin artık.

Diego:
Gerçekten mi?

Tuco:
Tabii ki. Eğer istersen tabii.

Diego, düşündü. Mekaniği yoktu artık. Okulu da bırakmıştı zaten. Hayatında yeni bir sayfa açmanın zamanı gelmişti belki de.

Diego:
Evet istiyorum.

Tuco:
O zaman hoş geldin aramıza.

Tuco, Diego’ya sarılıp onu kutladı. Sonra elini kaldırarak bağırdı:

Arkadaşlar! Yeni bir kardeşimiz var! Diego!
Depodaki herkes alkışlayarak Diego’yu tebrik etti.

Diego, mutlu bir şekilde etrafına baktı. Belki de hayatının en iyi kararını vermişti.
Diego 3 sene boyunca kulüp için çalıştı ve kulübün temiz bir yer olmadığını kirli işler yaptığını öğrendi , ama bu birşeyi değiştirmezdi kulüp diegonun eviydi ve diego kulüpte hızla yükselip en gözde üyelerden biri oldu.

Diego Çizim:

Kıyamet

Diego ve Tuco bir gece motorlarını sürer iken yakıtlarının azaldığını gördüler ve en yakındaki benzinliğe sürdüler. Herşey normal gözüküyordu yanan ışıklar, çalışan pompalar. Diego ve Tuco motorlarını park edip yakıt almaya başladığı sırada benzin istasyonun iç kısmından gelen bir ses ile irkildiler.

Diego:
-Sesi duydunmu?

Tuco:
-Evet gidip bir kontrol edeceğim.

Diego:
-Dikaktli ol.

Tuco istasyona doğru yaklaşır ve içer bakar. İçeride herşey dağılmış ve yerde kanlı bedenler olduğunu görür ve Diegoya seslenir. Diegoya seslendikten sonra önüne döndüğünde bir anda camın arkasındaki yüzü çürümüş ve gözleri kırmızı,ağzı kanlı olan istasyon görevlisini görüp bir adım geri atar.

İstasyon Görevlisi Çizim:

Tuco:
Hassiktir , bu ne lan.
‘’ cam kırılır ve içerideki görevli tucoya doğru yönelip üstüne atlar ve tucoyu yere düşürüp onu ısırmayı dener.‘’

Tuco
-SİKTİR , SİKTİR , SİKTİR D VUR ŞU OROSPU EVLADINI!

Diego o tarafa dönüp olanları görür ve belinden silahını çeker şarjörü görevlinin üstüne boşaltır. Fakat resmen geörevli kurşunları umursamamış ve Tucoya saldırmaya devam ediyordur.

Diego:
Bu ne amına koyayım.

Diego görevliye yönelip iki eli ile onu tutup Tuconun üstünden alır ve yere iter. Görevliyi yere ittiği sırada görevlinin sol kolu Diegonun elinde kalır.

Diego:
Siktir , T iyimisin?

Tuco:
İyiyim ahbap teşekkür ederim.

Tuco yerden kalkıp , yerde duran Diegonun silahını alır ve Görevliye bakar. Görevli yerde sürüklenip hırıldayarak onlara doğru gelmektedir.

Tuco:
Bu ne lan! Neden ölmüyor bu orospu çocuğu.

Elindeki silahı namlusundan tutup görevliye doğru hızlıca hareket edip dipçik ile kafasına ard arda vurmaya başlar ve görevlinin kafaını patlatır. Ardından silahı üstüne sürüp temizler ve Diegoya uzatır.
Diego silahı alıp şarjörünü değiştirir ve beline takar. Ardından cebinden bir paket sigara ve çakmak çıkarıp yakar.

Diego:
Bu neydi? Hemen gitmemiz gerek.

Tuco:
-Dostum adam bir şarjör mermi yedi ve ölmedi üstüne üstlük beni ymeye çalıştı ve içeride bir sürü parçalanmış ceset var.

Diego:
Nasıl yani?

Tuco:
-Dostum hiç World War Z iz…
‘‘Büyük bir patlama sesi ve insan çığlıkları.’’

Diego:
Hadi gidelim artık.

İkiside hızlıca motorlarına atlayıp devam ederler fakat 2 sokak sonra şehirdeki karmaşayı görürler.
Heryerde kaçan insanlar ve yürüyen cesetler vardır. Bunları gören Diego , Tucoya işaret eder ve hızlıca kulüp evine giderler.
Kulup evine vardıklarında motorlarından inip silahlarını çekerler ve içeriye hızlıca dalarlar.
Ama kulüp evinde kandan ve insan etinden başka bir şey yoktur.

Diego:
‘gözleri dolu bir şekilde’ bu ne lan böyle!

‘‘Dışarıdan gelen çığılık sesleri’’

Tuco:
-Dostum hadi gidelim, hepsi ölmüş çok geç.

Diego
M-mermiler diye kekeleyerek silah dolabını işaret eder.

Dolaptan yedek şarjörleri alıp hızlıca motorlarıa dönen ikili kasabaya doğru hızlıca yola koyulur.

Gemi

Diego ve Tuco, Los Santos’ta bir yıl boyunca hayatta kalmayı başardılar. Zombilerden kaçmak, yiyecek ve su bulmak, diğer hayatta kalanlarla işbirliği yapmak ya da çatışmak zorunda kaldılar. Tüm bunların sonunda diego ve tuco bu adadan bıkmışlardı ve buradan kaçmak için plan yapmaya başlmışlardı.
Bir gün, limanda terk edilmiş bir gemi buldular.

Gemi Çizimi:

Gemiye binip adadan kaçmaya karar verdiler. Belki de başka bir yerde daha iyi bir hayat kurabilirlerdi.
Gemiye binip okyanusa açıldılar. Bir süre sonra, radyodan bir sinyal aldılar. Sinyal, yakındaki bir adadan geliyordu. Diego ve Tuco, adaya doğru yöneldiler. Belki de orada yeni arkadaşlar edinebilirlerdi.
Fakat gemiye yaklaşan büyük dalgalar onların planlarını bozdu. Gemi sallanmaya ve su almaya başladı. Diego ve Tuco, can yeleklerini giyip gemiden atladılar. Dalgalar onları sürükledi ve bilinçlerini kaybettiler.

Uyandıklarında, kendilerini bir kumsalda buldular buldular. Gemi enkazından başka bir şey görünmüyordu. Adadan gelen sinyali kim vermişti? Zombiler buraya da ulaşmış mıydı? Diego ve Tuco, adayı keşfetmek için ayağa kalktılar.
Diego ve Tuco, adayı keşfetmeye başladılar. Etrafta hiç kimse yoktu. Sadece tropikal bitkiler, kuşlar ve hayvanlar vardı. Adanın merkezine doğru ilerlediklerinde, bir helikopter sesi duydular. Gökyüzüne baktıklarında, üzerlerine doğru gelen bir askeri helikopter gördüler. Helikopterden bir ses geldi.

Ses:
Burada ne arıyorsunuz? Kim olduğunuzu ve ne istediğinizi söyleyin.
Diego ve Tuco, şaşkın bir şekilde birbirlerine baktılar. Sonra Diego, helikoptere doğru el salladı.

Diego:
Merhaba, biz Los Santos’tan gelen iki hayatta kalanız. Radyodan gelen bir sinyal ile bir adaya gidiyorduk. Ama gemimiz battı ve burada mahsur kaldık.

Ses:
Los Santos’tan mı? Orası cehenneme döndü. Nasıl kaçtınız?

Tuco:
Bir gemi bulduk ve denize açıldık. Ama büyük dalgalar bizi buraya sürükledi.

Ses:
Anlıyorum. Peki, zombi ısırığı ya da enfeksiyon belirtisi var mı?

Diego:
Hayır, yok. Biz temiziz.

Ses:
Tamam, o zaman size yardım edelim. Biz adanın güvenliğinden sorumlu bir grup askeriz. İsimlerimiz Protectors. Şimdi sakin olun yanınıza gelip yardım edeceğiz.
Diego ve Tuco, sevinçle başlarını salladılar. Belki de burada güvenli bir yer bulmuşlardı. Helikopter, onları almak için yere indi. Diego ve Tuco, helikoptere bindiler ve adanın merkezine doğru uçtular.

Helikopter Temsili Çizim:

1 Beğeni