Maria Del Rosario - Araştırma Günlüğü

Maria Del Rosario

Bir Ruhun Doğuşu
14 Temmuz 2014

Yine bağırış sesleriyle uyanan Elena yatağından uykulu bir şekilde kalkmıştı, bir süredir bel ağrıları çektiği için genelde günün geç saatlerine kadar dinleniyordu. Her zaman ki gibi mahallede yaşanan kavga sesleriyle uyanmıştı. Forum Drive gibi bir mahallede yaşıyor oluşu hamileliğine hiçte iyi gelmiyordu. Doğum yapmasına neredeyse 2 hafta kalmıştı bu yüzden son günler de çok fazla stres yapıyordu. Kendisi küçük yaşta Norveç’ten ailesi ile Amerika’ya taşınmıştı ve genç yaşlarında İspanyol asıllı Eric ile tanışmıştı. Aralarında olan çekime ikisi de karşı koyamamış ve tanışmalarının üzerinden çok geçmeden sevgili olmuşlardı. Yaşları 20’ye ulaştığında Elena üniversite okuyor bildiğine göre ise Eric de sanayide çalışıyordu. Bu durum evlenmeye karar verdikleri sırada Elena’nın ailesinin bunu reddetmesine neden olmuştu. Kızları için Eric yeterli bir damat adayı değildi ve kızlarını mutlu edebileceğini düşünmüyorlardı, bu fikir üzerine ısrar ederek kızlarının Eric’ten ayrılmasını istiyorlardı. Ailesi için en önemli şey şu an için geleceğine odaklanması, üniversitesini bitirmesiydi. Fakat Elena’nın gözü o kadar kararmıştı ki ailesine karşı gelerek okulunu feda etmesi gerekse bile Eric ile evlenmişti. Eric, Forum Drive mahallesinde yaşamış ve büyümüştü bu yüzden küçük yaşlarda illegal işlere başlamış, eli uzun bir adamdı. Bu durumu uzun bir süre Elena’dan saklamıştı. Elena’ya tam her şeyi açıklama kararı almışken karısının hamile olduğunu öğrendi ve bu durumu bir süre daha erteledi. Çevresinde bulunan bir çok arkadaşı artık her evlerine gittiklerinde rol yapmaktan sıkıldıklarını ve bir evliliğin böyle yalanlar ile yürümeyeceği konusunda kafasını ütülüyorlardı. Eric söyleyip söylememek arasında kalmıştı ve tam cesaretini toplamışken hamilelik olayını öğrenmesi onun için iyi olmamıştı. Aradan aylar geçti ve sonunda Maria ismini koydukları çocukları dünyaya gelmişti. Çocukları karısına çokça benzeyen çilli, mavi gözlü ve kızıla çalan turuncu saçları olan bir kız çocuğuydu. Bu uzunca geçen 9 ay içerisinde Eric söylememenin belki de daha iyi olacağını düşünmeye başladı. Ek olarak Elena büyük bir fedakarlık yapıp onun gibi birisi için ailesini terk etmişti.

“Ya gerçekleri öğrenirse ve benim için yaptığı fedakarlıklara değmeyen bir adam olduğumu öğrenir, bir anda çekip giderse?” diye düşünmeye başladı ve gerçekleri söylemeyi bir kez daha erteledi. Bu durum bir süre böyle sürdü derken yıl 2019 olmuştu. Eric kızının artık büyüyor oluşu ve karısının sürekli yaşadıkları yerden şikayet ediyor oluşu ile çete işlerinden elini çekmek istiyordu. 4 Eylül günü çetenin başında ki en yakın arkadaşı ile bu durumu konuştu fakat son bir iş için arkadaşının ricasını da geri çeviremedi. 4 Eylül günü Eric için her şeyin tam bir karmaşaya dönüştüğü gündü. Planlanan bir soygunda son kez yer almıştı fakat çeteye yeni katılanlardan birinin öfkesini kontrol edemeyip kuyumcu çalışanını öldürmesi ile olay tam bir karmaşaya dönüşmüştü. O gün polisler ile ekibi arasında bir çatışma çıkmıştı, eninde sonunda Eric ve ekibi pes etmek zorunda kalmışlardı. İçlerinden birinin vurulması ve iki kişinin ise tüm suçu Eric’in üzerine yıkması ile kendisi 4 Eylül günü tutuklanmış, 10 Ekim de ise mahkemede polislerle olan çatışma, kuyumcu çalışanının ölümünden sorumlu tutulup müebbet hapis cezası almıştı. Elena olan bitene anlam yükleyememişti, tüm olan her şey kendisi için çok yeni ve ağırdı. Bu olanları sindirmesi neredeyse 3 ayını aldı ve bir yıl boyunca eşini hiç bir şekilde ziyaret etmedi. Fakat bulunduğu konumdan da farklı bir yere gidememişti. Ailesi çoktan Norveç’e geri dönmüştü ve kendisi Amerika da kızı ile yapayanlızdı. 1 yılın ardından sonunda Elena eşini görmeye gitti.

Eşi her şeyi kendisine açıkladıktan sonra kızlarını da göz önüne alarak eşini affetti. 2021 yılında Eric kendisini ziyarete gelen Elena’ya ona bir sürprizi olduğunu ve çok geçmeden müebbet hapisten kurtulabileceğinden bahsetti. Bu durum Elena’yı ve kızını oldukça mutlu etmişti. Aradan neredeyse 1 ay geçtikten sonra yani 11 Kasım 2021 günü Elena bir telefon aldı. Telefonda duydukları kendisine tamamen saçma gelmiş ve ilk duyduğunda inanamamıştı. Söylenenlere göre eşinin hücresinde çıkan bir yangın sonucu eşi yanarak ölmüş ve bu yüzden vücudundan geriye hiç bir şey kalmamıştı. Telefonda ki kadın buna benzer bir çok şey söyleyip, baş sağlığı dileyerek telefonu kapattı. Elena bu duruma oldukça sinirlenmiş ve soluğu Eric’in en yakın arkadaşı olan Mike’ın evinin önünde almıştı. Mike’ın çete işlerinin başında olan adam olduğundan Elena’nın haberi vardı, bu yüzden Eric’in ölümünden tamamen onu sorumlu tutuyordu. Mike için Elena ve arkadaşının kızının böyle ortada kalma sebebi kendisiydi. Ek olarak soyguna katılmasını istememiş olsaydı belki de işler bu noktaya gelmeyecekti. Her ne kadar arkadaşını satan kişilerden intikam alsa da geçmeyen suçluluk duygusu yüzünden Mike, Elena ve Maria’nın tüm masraflarını üstlendi ve mahalle de ki evini onlara verdi. Elena bu duruma hayır diyemedi çünkü Mike oldukça inatçı bir adamdı ayrıca kızı için şu an için en iyi imkanları Mike sunabilirdi. Eric’in ölümü ise Mike’ın düşündüğünün aksine tamamen farklı ve düşünülmesi zor bir senaryoydu. Eric eşi ve kızı için ağır suç ve müebbet hapis cezasına çarptırılanların bir deney için denek olmaları durumunda cezasının azaltılabileceğini öğrenmişti. Teklif kendisine sunulduğun da bunu direkt kabul etmiş ve diğer denekler gibi kendisi de Doktor Vinsco’nun kurbanlarından biri haline gelmişti. Tabii ki bundan bir haber olan Mike ve Elena hiç bir zaman olayın bu yüzünü öğrenememişlerdi.

Kıyamet
28 Şubat 2022

Elena okuldan gelen kızı ile ilgileniyor ve o televizyon karşısında ödevlerini yaparken onun için meyve soyuyordu. Maria’nın mahalle de bulunan diğer çocuklara benzememesi içine elinden gelen her şeyi yapıyordu. Mike da bu durumun farkındaydı ve bu yüzden Maria’ya kimsenin bulaşmaması için tüm gücünü ortaya koymuştu. Bu yüzden Maria’nın diğer çocuklara nazaran oldukça normal bir yaşantısı vardı. Babasının hayatta olmadığını hala annesi ona açıklamamıştı. O yüzden Maria babasının hala o demirler arkasında bir yerde olduğunu ve bir gün kendisini okuldan almak için geleceğini düşünüyor ve bekliyordu. Olan bitenleri anlamak ve anlatılması için oldukça küçük bir yaştaydı. Televizyon izliyor ve eşliğinde öğretmeninin verdiği ödevleri yapıyordu. Annesinin mutlu oluşunu seviyor bu yüzden sık sık derslerine çalışıyordu. Televizyon da izlediği çizgifilm bittiğinde annesi her zaman ki gibi akşam haberlerine bakmak için kanalı değiştirdi. Neredeyse tüm haber kanallarında aynı şey vardı. Blaine County yakınlarında ki Humaine Labs’de çıkan bir hastalık yüzünden polislerin insanları acımasızca nasıl vurarak öldürdüklerinin görüntüleri dönüp duruyordu. Çok geçmeden 3-4 saat içinde neredeyse tüm Santos halkı sokaklara dökülmüş protestolara başlamıştı. Devletin farklı bir hastalık çıkarttığını öne sürerek fakir kesimde yaşayanları öldürmeye çalıştığını söyleyenler, bu virüs işinin farklı bir devletin Amerika’yı bitirmek için ortaya çıkardığını söyleyenler gibi bir çok asılsız iddia ortaya atılmıştı. Bunun üzerine bir çok kişi protestolara katılarak gerçekleri öğrenmek ve öldürülenler için adaleti sağlayabilmek için sokaklara döküldü. İlk gün Mike’ın kendilerini tembihlemesi sonucunda evden dışarıya çıkmadılar. Etrafta bu virüsün insanların ölmesini sağladığı ve tıpkı filmlerdeki zombilere benzemelerini sağladığını söyleyen bir bilgi dolanıyordu.

Bu sırada Forum Drive ise tam bir cehennem gibiydi. Bu protestodan yararlanarak şehirde çıkan kaosu kendi çıkarları uğruna kullanarak mahalleye saldıran gruplar ortaya çıktı, Santos’a ve Forum Drive’a tam bir kaos ortamı hakimdi. Elena oldukça paniklemişti ve Mike’a ulaşmaya çalıştı. Mike eve elinde bir silah ile geldiğinde tamamen terler içerisinde kalmıştı. Elena, Maria’ya salondan bir yere ayrılmamasını temkin ederek Mike’ı odadan çıkarttı ve aralarında hararetli bir konuşma geçti. Mike arkadaşlarını ve mahallesindeki insanları korumak için ayrılamayacağını söylüyordu. Elena ise kendisine bunu borçlu olduğunu ve mahalleden daha güvenli bir yere belki de bu kaos ortamı sona erene kadar onları şehir dışına çıkarabileceğini söyleyip duruyordu. Mike için Elena’nın hiç bir şeymiş gibi kendisi için etrafındaki insanları terk etmesini söylemesi, bardağı taşıran son damlaydı. Tek bir laf etmeden evden kapıyı sertçe vurarak çekip gitti, Elena bu durum karşısında ne yapacağını bilmez bir vaziyette telefonuna koştu. Aklına gelen tek insanlar anne ve babasıydı. Telefon hatlarında sorun olduğu için bir çok denemenin sonunda hattın ucundan bir ses duyuldu. Ses o kadar kötüydü ki ne dediği ve kim olduğu anlaşılmıyordu. Elena olan biteni anlatıp yardım isteyecekken hatlar tekrardan kesildi. Bu sırada mahalleden silah sesleri duyuluyordu. Panik yüzünden kızını unuttuğunu fark edip salona koşan Elena, kızını salonda ki masanın altında saklanırken buldu.

Kızını sakinleştirmeye çalışırken kapı yüksek bir sesle açıldı ve elinde boş bir bavul ile Mike çıkageldi. Boş bavulu Elena’nın önüne atıp toparlanmasını ve Norveç’e İngiltere üzerinden aktarmalı bir uçak ile gidebileceği bilet aldığını söyledi. Elena elini hızlı tutarak bir kaç gün kendilerine yetecek bir kaç parça kıyafet aldı ardından kızının üzerine hızlıca bir mont geçirdi. Aceleyle birlikte Mike ile evden çıktılar fakat her taraftan ateş sesi geldiği için Maria oldukça korkuyordu. Hızlıca evin önünde park edilmiş olan klasik model araca bindiler. Elena, Maria’nın kulaklarını kapatması gerektiğini ve her şeyin birazdan sona ereceğini söyleyerek kızına sarıldı. Bu sırada Mike’ın araçta olduğunu gören bir kaç kişinin aracın peşine takılması ile zorlu bir kovalama başladı. Bir yandan araca ateş ediliyor bir yandan çarpmaya çalışıyorlardı. Kurşunlardan bir tanesi Elena’nın boynunu sıyırıp geçti. Elena anlık acı bir feryat kopardı, Maria ne olduğunu anlayamadan annesine korku dolu gözlerle baktı. Boynundan akan kırmızı sıvı onun için oldukça yeniydi. Mike bavuldan bir kaç parça bir şey alıp boynuna bastırmasını bağırarak söyledikten sonra Elena sonunda şoktan çıkmış olacak ki kendisini toparlayıp Mike’ın söylediklerini yaptı. Neredeyse 10 dakika bu kovalama böyle devam etti derken sonunda arkalarında ki araçları geride bırakmış, izlerini kaybettirmiştiler. Mike, Elena’nın durumunun kontrol etmek adına aracı yolun kenarına çekti ve aracın arkasından bir ilk yardım çantası ile geldi. Sıyrık dikiş gerektiriyordu bu yüzden Mike çok bir şey yapamasa da anlık olarak kanamayı durdurmuştu. Elena bavuldan bir fular alıp boynuna sardı çünkü haberlerde bahsedilen virüsün kan yoluyla bulaştığı bilgisini edinmişti. Kendisi yüzünden kızını tehlikeye atmak istediği en son şeydi.

Çok geçmeden havalimanına vardılar, Mike onları kapı önünde bırakıp biletleri Elena’ya uzattı. Bir kez daha her şey için özür dileyip aceleci bir tavır ile havalimanından ayrıldı. Elena kızının elini sıkıca kavrayıp havalimanına girdi, bahsedilen virüs için bir takım güvenlik önlemleri için testler yapılıyordu. Bunların arasında kan testi, ışığa karşı duyarlılık gibi şeylerde vardı. Boynundaki acıya rağmen Elena dişini sıktı ve kızı ile testleri geçtikten sonra bir an önce uçağa bindiler. Mike uçağın aktarmalı olduğundan bahsetmişti, uçak Norveç’e varmadan önce İngiltere de bir kaç saat mola verecek ve yolculuğa öyle devam edeceklerdi. Nihayet uçağa bindiklerinde karmaşadan uzaklaşmanın rahatlığı ile neredeyse 5 saat boyunca dinlediler. Fakat Elena uyandıktan sonra kendisini oldukça halsiz ve başı dönüyorken buldu. Durumunu kontrol ettiğinde basınç nedeni ile kanamasının tekrar başladığını farkına vardı. Kanamayı durdurmaya çalışsada yavaşlatmak dışında hiç bir şey yapamadı. Bu durumu uçaktaki personeller fark etmiş fakat kan aracılığı ile bulaşan virüs nedeni ile kimse Elena’nın durumuna müdahale etmemişti. Bu sırada Maria için her şey anlam veremediği şekilde gelişmişti. Ne olup bittiğini anlamakta zorlanıyor ve korkuyordu, Elena bunu farkında olduğu için kızının elini uçakta bile tutmayı bırakmamıştı. Neredeyse 10 saatlik bir uçuşun ardından uçak İngiltere’ye iniş yaptı. Heathrow havalimanına vardıklarında Norveç’e giden uçağın 5 saat sonra kalkacağı bilgisi kendilerine verilmişti. Elena ayakta durmakta zorlandığı için bekleme alanındaki sandalyelerden birine oturdu ve kızına biraz dinleneceğini söyledi. Kanama yüzünden artık üzeri tamamen kan olduğu için hiç bir yolcu yanaşıp ne olduğunu sormaya cesaret edemiyordu. Maria yüzünde korku dolu bir ifade ile 2 saat boyunca annesinin yanında bekledi. Bir süre sonra etraftan tartışma sesleri yükseldi, İngiltere salgının kontrol altına alınabilmesi için havalimanına içerisinde doktorların yer aldığı bir askeri grup göndermişti.

Askerler herkesin test için toplanması gerektiğini bildiri geçmelerine rağmen kendilerine iletilen yolcu listesine göre toplanma alanına gelmemiş 2 kişi olduğunu fark ettiler. Bekleme alanına bakmak için içlerinden birisi kontrole gittiğinde bankta yatmış olan bir kadın ve yanında ağlayarak kadının elini çekiştirip duran küçük bir kızı fark etti. Biraz daha yaklaştığında kadının kanlar içerisinde bankta yattığını görünce bir an ne olduğunu anlayamadı. Küçük kız askerin yanına koşup göz yaşları içerisinde annesinin kendisine yanıt vermediğini ve kimsenin yardım etmediğini söyledi. Asker yüksek bir ses ile yardım isteyince bir kaç sağlık personeli bulundukları yere koşarak geldi ve Elena’nın durumunu kontrol ettiler. Fakat ne yazık ki Elena’nın kalbi aşırı kan kaybı nedeni ile neredeyse yarım saat önce durmuştu. Elena sağlık personelleri tarafından götürülüyorken Maria ağlayarak annesinin elini bırakmamakta ısrar ediyordu. Bu sırada onları bulan asker nazik bir şekilde kendisine yaklaşıp küçük kızı annesinin yanından çekip aldı. Yalan söylemek adamın huyu değildi ayrıca kendisi de küçükken buna benzer bir deneyim yaşamıştı, kandırılmanın nasıl bir his olduğunu farkındaydı. Bu yüzden küçük kızın durumunu kolayca anlayabiliyordu, kendisinin yaşadığını yaşamaması ve boş umutlara kapılmaması için nazik ve yumuşak bir dille annesinin bu dünyadan çekip gittiğini ve artık bir melek olduğunu söyledi. Orta yaşlardaki bu adamın adı Cedric’idi. Cedric 20li yaşlardan beri askerlik yapan bir adamdı, şu an askeriye de Yarbay olarak görev yapıyordu. Dışarıdan oldukça soğuk ve acımasız bir duruşu olmasının aksine çocuklara karşı büyük bir zaafı vardı. Karısı ile her zaman bir çocuğu olsun istiyordu fakat karısının sağlık durumundan dolayı bu çokta mümkün olan bir durum değildi. Ayrıca eşi zaten bir yıl önce kanser yüzünden vefat etmişti. Cedric, küçük kız ile ne yapacağını çözmeye çalışırken kendisini bir anda küçük kıza babalık yaparken buldu. Kaldı ki böyle bir salgın varken ve dünya 20 gün gibi kısa bir sürede bu denli tehlikeli bir hale gelmişken küçük bir çocuğu toplama kampı gibi kötü bir yere göndermeye gönlü el vermemişti.

Maria’yı kaldığı askeri lojmana götürmüştü ve artık Maria kendisi ile burada yaşayacaktı. Aradan neredeyse 1 yıl geçti dünya gittikçe daha da kötü hale geliyordu, insanların aç gözlülüğü yüzünden tüm kaynaklar hızla tükeniyordu. Böyle bir dünya da yaşaması için Cedric, Maria’yı el bebek gül bebek yetiştirmektense kendini koruyabileceği ve tek başına da olsa savunabileceği bir şekilde büyütmeyi amaçlıyordu. Bu yüzden Maria ile yaşamaya başladığı andan beri kendisine küçük küçükte olsa eğitimler vermeye başladı. Bu süre içerisinde artık Maria, Cedric’e baba demeye başladı. Bu durum Cedric’in çok hoşuna gitmişti, gerçekten Maria’yı öz kızı gibi görüyordu. Kendisi göreve gittiğinde Maria evdeki Sherlock isimli belçika kurdu cinsi olan köpeği ile kalıyordu. Lojmanda kalıyor olmasının yanı sıra Sherlock, Maria’ya evde eşlik ediyor ve yalnız hissetmemesini sağlıyordu. Sabahları sık sık Sherlock ile Lojman çevresinde koşuya çıkıyor ve oyunlar oynayarak akşama kadar eğleniyordu. Günler bu şekilde gelip geçerken 1 yıl sonra ortada İngiltere devleti denen bir şey kalmamıştı. Artık iletişim kurmak bile zor olduğu için Cedric ve lojmandaki askerler sadece lojmanın etrafını koruyup burayı kendi güvenli alanları haline getirmeye odaklanmışlardı. Ara ara ekipler halinde gıda ve malzeme aramak için dışarıya çıktıkları günlerden birinde, Cedric’in ekibi yanlarında Maria’ya yaşları yakın 2 çocuk ile döndüler. Cedric’in Maria’ya anlattığı ve bildiği kadarıyla çocukları bir aracın içerisinde yalnız bir şekilde bulmuşlardı. Çocukların anlattığına göre babaları araca kolunda bir yara ile dönmüş sonrasında onlara araçtan çıkmamaları gerektiğini tembihleyerek, yedek silahını alarak araçtan çıkmış ve bir daha geri dönmemişti. Cedric her ihtimale karşı araca bulundukları konumun lokasyonu’nu ve çocukları güvende tutmak için yanlarına aldıklarını belirten bir not bırakmış olsa da aradan 1 ay geçmesine rağmen hiç bir şekilde lojmana ne gelen ne de giden biri olmamıştı. Getirilen bu iki erkek çocuğun ismi Aiden ve Genji’ydi. Birbirlerine benzemelerse de söylediklerine göre ikizlerdi. Maria ile iyi anlaşmışlardı ve her zaman annelerinin ne kadar güzel bir kadın olduğundan, babalarının ise ne kadar cesur olduğundan bahseder, anılarını anlatarak birlikte vakit geçirirlerdi.

Maria, lojmanda yaşıtı olmayışı nedeni ile yalnız kalıyorken birden iki arkadaş edinmesi mental açıdan kendisine çok iyi gelmişti. Cedric diğer çocukları da Maria’dan geri tutmamış ve onları da Maria’ya verdiği eğitimlere dahil etmeye başladı derken yıllar yılları kovaladı. 2034 yılında Maria artık kendisini savunabilen bir kızdı, Cedric’in yetiştirme tarzı nedeni ile asi bir yapısı vardı. Kimseye kolay kolay güvenmemesi gerektiğini zor yollardan öğrenmişti. 18li yaşlarda ekip ile gıda aramalarına katıldığında yardıma ihtiyacı olduğunu düşündüğü birisi yüzünden neredeyse çevresinde ki insanlar zarar görecekti. Yıllar ilerledikçe hayatta kalmak zorlaştığı için artık insanlar çalmaya daha da meyilli olmuşlardı. 2034 yılının sonlarında bulundukları zamana kadar Lojman bir çok haydut grubu tarafından saldırıya uğramış fakat kendisini bunca yıl korumayı başarmıştı. Bunca ses ve karmaşa bir çok enfekteyi bulundukları alana çektiği için bu kadar ardı ardına gelen saldırıya lojman dayanamamış ve birlikte inşa ettikleri duvarlar teker teker yıkılıp, yerle bir edilmişti. Lojman artık güvenli bir yer olarak anılmaktan çok bir harabeye döndüğü için Cedric ne yapıp yapamayacağını düşünüyordu. Lojmanda ki kaldıkları evi korumayı başarmış ve alanı az çok temizlemiş olsalarda ellerinde bulunan malzemelerin onları 2 haftadan uzun bir süre idare etmeyeceğini farkındaydı. Lojman deniz kenarında bulunduğu için kıyıda lojman’a ait 2 adet tekne bulunuyordu. Bu teknelerden birini çalıştırmayı başarmalarının üzerine aklına gelen ve duyduklarının doğru olduğunu ümit ederek Cedric, yanına 3 genci de alarak Amerika da ki Paleto Bay kasabasına doğru yola koyuldu.




Maria’nın Araştırma Günlüğü

Son zamanlarda ardı ardına yaşanan garip olaylar Maria’nın dikkatini çekmişti. Yaşanan yağmurlu o garip gecenin ardından Amerika’ya geri döndükten sonra edindiği bilgiler ile bir günlük tutma kararı aldı. Bu günlükte aklındaki teoriler ve yaşananlar hakkındaki düşünceleri yer alacaktır.

Sayfa 5 [??.??.2036]


Sayfa 8 [??.??.2036]

Sayfa 10 [??.??.2036]

Sayfa ?? [??.??.2036]

Sayfa 13 [??.??.2036]

Sayfa ?? [??.??.2036]

Sayfa ?? [??.??.2036]

Sayfa ?? [??.??.2036]

Sayfa ?? [??.??.2038]

Sayfa ?? [??.??.2038]
Bu sayfa yazıldıktan bir süre sonra Maria tarafından yakılarak yok edilmiştir.

Sayfa ?? [??.??.2038]
Bu notları Paleto, Sandy Shores, Human Labs ve şehire giden yollarda yerlere saçılmış halde bulabilirsiniz. Aynı şekilde Ada Amerika içerisinde bazı yerlerden alabilir, okuyabilirsiniz.



Savaş Kapıda [??.??.2038]

Maria, eski Cementerio’da yaşanan drone saldırısından sonra aslında ilk saldıranın Western olmadığını öğrenmiştir. Anlatılanlara ve Timmy’nin söylediğine göre ilk saldırı Timmy’nin emri üzerine gerçekleşmiş ardından ise dronelar topluluk bölgesine saldırı düzenlemeye başlamıştır. Konuşma sırasında Timmy yaptığı şeyin yalnış olduğunu idrak edip, herkesin önünde teslim olmayı düşündüğünü dile getirince Maria’da bir çok kişi gibi kendisini bu karardan vaz geçirmeye, çözümün bu olmadığına ikna etmeye çalışmıştır. Uzun konuşmalar ardından en son çözümün yine Western ile bir şekilde tekrar masaya oturmakta olduğuna karar kılmışlardır fakat en önemli şey Western’e seslerini nasıl duyuracaklarıdır. Konuşmaya dahil olan herkes kendi fikrini ortaya atmış ve kendince planlar yapmaya başlamıştır. Maria ise yanına Kaiki’yi alarak revirden bulduğu çarşafları birleştirmiş ve sprey boyalar ile üzerlerine Timmy’nin Western ile görüşmek istediğini ve savaş istemediklerini belirten bir metin yazmıştır. İkili gece boyunca hazırladıkları bu çarşafları Humane Labs’in giriş kapısı, deniz feneri yolundaki tren köprüsüne ve şehirdeki baraj köprüsüne asmıştır.

Sayfa ?? [??.??.2038]

17 Beğeni

Eline emeğine sağlık, özellikle günlüğünü çok beğendim :melting_face: :hugs:

1 Beğeni

Kaliteli bir hikaye, günlük tutma mantığını çok beğendim. Beraber rol yapmak için sabırsızlanıyorumm

1 Beğeni

[Yeni günlük girdisi ve ek teori notu eklenmiştir.]

1 Beğeni

[Maria tarafından hazırlanmış ve belli bölgelere saçılmış olan notlar hikayeye eklenmiştir.]